﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zayıfladım.com &#187; Kadının Önemi</title>
	<atom:link href="http://www.zayifladim.com/etiket/kadinin-onemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zayifladim.com</link>
	<description>Zayıflamak isteyenlerin ve zayıflayanların mekanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jun 2011 11:53:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/rahim-agzi-kanseri/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/rahim-agzi-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 18:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadının Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=537</guid>
		<description><![CDATA[Serviks kanseri özellikle az gelişmiş ülkelerde en çok ölüme neden olan kadın kanserlerinin başında yer almaktadır. ABD ‘de meme, kalın bağırsak, yumurtalık ve rahim içi (endometrium) kanserinden sonra en çok görülen kanserdir. Ülkemizde ise en çok görülen kanserler arasında 7. sırayı almaktadır. Bir çok açıdan kadın cinsel organlarının en çok tartışılan kanserlerindendir; * Dökülen hücreler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Serviks kanseri özellikle az gelişmiş ülkelerde en çok ölüme neden olan <strong>kadın kanserlerinin</strong> başında yer almaktadır. ABD ‘de meme, kalın bağırsak, yumurtalık ve rahim içi (endometrium) kanserinden sonra en çok görülen kanserdir. Ülkemizde ise en çok görülen kanserler arasında 7. sırayı almaktadır. Bir çok açıdan <strong>kadın</strong> cinsel organlarının en çok tartışılan kanserlerindendir;<span id="more-537"></span></p>
<p>* Dökülen hücreler mikroskobik olarak incelenerek (eksfoliyatif sitoloji, pap-test,smear) kanser öncüsü hastalık düzeyinde yakalanıp tedavi edilebilir<br />
* Kanser gelişiminde HPV ( insan siğil virüsü ) etkisi çok belirgindir. Bu yüzden HPV aşıları hem korunma hem de kanser tedavisinde umut vermektedir<br />
* HPV’ nin cinsel yolla bulaşan bir özelliği olması serviks kanserinin de önlenmesinde cinsel davranışların düzenlenmesi, tek eşlilik ve prezervatif kullanımı gibi bir takım sosyo &#8211; kültürel önlemleri öne çıkarmaktadır.<br />
* Son 40 yılda pap-test taramaları sayesinde gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanserinden ölümler % 90 oranında azalmıştır.</p>
<p><strong>Rahim ağzı kanserinin</strong> ortalama görülme yaşı 52’ dir. Araştırmalar kanserden 10-15 yıl önce kanser öncüsü hastalıkların sık görüldüğünü göstermektedir. <strong>Rahim ağzı kanserinin</strong> en önemli nedenlerinden biri olan HPV enfeksiyonları ve siğiller ise daha genç (30 yaş civarında)<strong> kadınlarda</strong> görülmektedir.</p>
<p>Belirtiler</p>
<p>Tüm kanserlerde olduğu gibi belirtiler ortaya çıktıktan sonra, genellikle hastalık basit tedavilerle düzelme sınırlarını aşmıştır. Genellikle kanser oluşmadan yıllar öncesinde bazı öncül hastalık aşamasında yakalanıp kolayca tedavi edilebilen <strong>rahim ağzı (serviks) kanserinde</strong>, belirtisiz olan bu dönemin tespiti daha önemlidir.</p>
<p>En klasik belirti tüm<strong> kadın</strong> cinsel organ kanserlerinde olduğu gibi vajinal kanamadır. Cinsel ilişkiden sonra ortaya çıkan kanamaların <strong>rahim ağzı kanserinden</strong> kaynaklanıp kaynaklanmadığı gösterilmelidir.</p>
<p>Diğer önemli belirti klasik olarak et suyu şeklinde akıntıdır. Ancak kanlı bir akıntı olmasa da her türlü uzun süreli akıntı rahim ağzı, rahim, tüp ve vajina kanseri açısından araştırılmalıdır.</p>
<p>Neden Olabilecek veya Risk Faktörleri</p>
<p>Başlıca risk faktörü HPV’dir. HPV insanda değişik dokularda yerleşerek genellikle örtücü zarlar ve deride siğillere neden olur. <strong>Rahim ağzı kanseri</strong> olan hemen tüm hastalarda özel laboratuar yöntemleri ile HPV DNA’sı gösterilebilirken, HPV DNA’sı taşıyan veya siğil geçiren hastaların ancak küçük bir kısmında kanser görülmektedir. HPV 100 kadar farklı DNA tipine ayrılır ve bunlardan DNA tip 16-18 en çok kansere yol açan tiplerdir. Deride görülen diğer siğillerde genellikle HPV DNA tip 1-5 sorumlu olup bu tiplerin kansere yol açması zayıf bir olasılıktır.</p>
<p>Sigara kullanımı, yerel olarak bağışıklık sistemini zayıflatması nedeniyle <strong>rahim ağzı kanserlerine</strong> neden olabilen bir risk faktörüdür. Bunun tek başına direkt bir etki olmayıp, HPV ‘ye direncin azalması sonucu kanser geliştiğini öne sürenler vardır.</p>
<p>Son zamanlarda diğer bazı cinsel yolla bulaşan hastalıkların kanser gelişimini kolaylaştırıcı rol oynadığını bildiren araştırma sonuçları artmaktadır. Kısaca;</p>
<p>* Cinsel ilişkiye erken başlama<br />
* HPV enfeksiyonları ve genital siğiller<br />
* Sigara<br />
* Çok eşlilik</p>
<p>başlıca risk faktörleri olarak özetlenebilir.</p>
<p>Kanser Öncüsü Hastalık</p>
<p><strong>Rahim ağzı kanserlerinin</strong> ortaya çıkmasından uzun süre önce örtücü zarların içerisinde sınırlanmış, kendiliğinden iyileşebilen bir takım hastalıklar tanımlanmıştır. Bunlar hiçbir bulgu ve belirti vermeyen, sadece pap-test, kolposkopi ve parça alınarak tanı konulan hastalıklardır. Hafif (LGSIL) veya ağır (HGSIL) hücresel bozukluklar gösterebilirler. Uygun tanı yöntemlerini kullanarak (kolposkopi, biopsi) hastaların bu aşamada tespiti hayati önem taşımaktadır.</p>
<p>Tarama</p>
<p><strong>Kadın</strong> vücudunda, tarama yapılabilen, erken aşamada veya oluşmadan önce tespit edilebilen başlıca kanser <strong>rahim ağzı kanseridir</strong>. Bu tarama yöntemi, yaklaşık 70 yıldır bilinen sitolojik taramadır (pap-test, serviko-vaginal smear). Sitolojik tarama 1934 yılında Papanicoloau (bu yüzden pap-test olarak anılmaktadır) ve Babes tarafından ortaya atılmıştır.</p>
<p>Bu işlem, vajina ve rahim ağzından dökülen hücrelerin bir lam üzerine sürülüp ( ülkemizde bu yüzden akıntı veya sürüntü tetkiki olarak da tanımlanmaktadır ), boyanarak , mikroskop altında incelenmesidir. Böylece daha ortaya çıkmadan, kansere dönüşebilecek hücreler tespit edilip, doku örneği alınarak kanser öncüsü hastalık veya <strong>rahim ağzı kanseri</strong> çok erken aşamada tespit edilebilir.</p>
<p>Bu aşamada hastalar, basit, ucuz yöntemlerle ve çok yüksek başarı şansı ile tedavi edilebilirler. Sürüntü alınması (pap-test) jinekolojik muayene sırasında çok kısa bir süre alan ve ağrısız, <strong>kadının</strong> hiç fark etmeyeceği bir işlemdir.</p>
<p>Son 40 yılda gelişmiş ülkelerde, düzenli olarak sitolojik tarama yapılması sonucu, <strong>rahim ağzı kanserinden</strong> ölüm oranı %90 azalmıştır. Taramada temel olan, yakınması olsun veya olmasın, her <strong>kadının</strong> pap-test yaptırmasıdır. Çünkü bu yöntem yakınmaları olan, <strong>rahim ağzı kanserinden</strong> şüphelenilen kadınlarda uygulanan bir tanı yöntemi değildir.</p>
<p>Herhangi bir sağlık kurumunda en ücra sağlık ocaklarında bile alınabilen sürüntüler, bir patoloji kliniğine gönderilip (kargo, posta) burada anormal hücreler araştırılabilir. Anormal hücreler tespit edilirse, hasta ayrıntılı araştırmalar yapılabilen bir merkeze gönderilebilir. Yani tarama yapmak her koşulda mümkün olabilir. Yeni sitolojik örnek toplama ve boyama yöntemleri bulunsa da, herkesin taranması ve sürüntüde anormal hücre görülenlerin tanı için araştırılması kavramı değişmemiştir. Her ülke kendi sağlık politikalarını belirleyip uygun bir tarama programı belirlemelidir. Ülkemizde halen herkesin kabul ettiği bir tarama programı yoktur. Tarama sıklığı ve taramaya başlama yaşı açısından bazı risk faktörleri ve koşullar aşağıda sıralanmıştır. Yüksek Riskli Grup:</p>
<p>* HPV enfeksiyonu (cinsel organlarda siğilleri halen veya geçmişte olmuş olması<br />
* Çok eşlilik (kadın ve/veya eşi)<br />
* Sigara<br />
* Erken yaşlarda cinsel ilişkiye başlama(20 yaştan önce)</p>
<p>Düşük Riskli Grup:</p>
<p>* Tek eşlilik<br />
* Bekarlık</p>
<p>Düşük risk grubunda ilk cinsel ilişkiden sonra pap-test yapılır ve her yıl test tekrarlanır. 2-3 kez pap-test normal olarak bulunursa en az 65 yaşına kadar 2-3 yıl aralarla pap-test yapılmaya devam edilmelidir.</p>
<p>Yüksek riskli grupta tarama için her yıl pap-test yapılmalıdır. <strong>Kadınların</strong> 65 yaşından sonra da taramaya devam etmeleri halinde <strong>rahim ağzı kanserinden</strong> ölüm oranları %60 kadar daha azalmaktadır.</p>
<p>Tarama sonuçları anormal bulunan hastalar jinekoloğun önerileri doğrultusunda hafif derecede hücresel anormallikler için tekrarlayan pap-test yaptırabilirler. Hafif veya ağır hücresel anormallikler tespit edilen hastalar direkt olarak kolposkopi denilen bir mikroskopla muayene ve gerekirse parça alınmak (biopsi) için bir kolposkopi kliniğine gönderilebilirler. Böylece kesin tanı ve gerekirse uygun tedavi planlanır.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>* Cerrahi<br />
* Radyoterapi (Işın)<br />
* İlaç tedavisinden (kemoterapi) oluşur.</p>
<p>Erken kanserlerde çok özel durumlarda (genç ve çocuk isteği olan hastada) küçük operasyonlar yapılabilir. Ancak çok fazla komşu organlara yayılmamış hastalıkta cerrahi tedavi ile rahim ve etrafındaki bağlar, tüpler, yumurtalıklar, vajinanın üst kısmı ve karından bir kısım lenf bezeleri çıkarılır. Cerrahiden sonra veya önce komşu organ yayılmaları tespit edilirse hastaya cerrahiyi takiben veya cerrahi işlem yapılmadan radyoterapi uygulanır. İlaç tedavisinin yeri az olup bu konuda yeni çalışma ve araştırmalar sürmektedir.</p>
<p>5 yıl sağ yaşama şansı evrelere göre değişmekte olup erken dönemde %90’larda iken hastalık ilerlemiş, lenf bezelerine yayılım olmuşsa %15-20’lere kadar düşer</p>
<p>Kaynak: kadinsagligi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/rahim-agzi-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Öncesi Danışma</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/gebelik-oncesi-danisma/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/gebelik-oncesi-danisma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 11:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Öncesi Danışma]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadının Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[Bir çiftin gebeliğe hazırlanırken dikkat etmesi gereken birçok önemli adım vardır. Gebelik ya da bir çocuğa sahip olmak gibi önemli bir olaya fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak hazırlanmak gerekmektedir. Bu hazırlığın ilk adımı bir hekime danışmaktır. Gebeliğe hazırlanırken genel bir sağlık kontrolü ve bazı testler yapılması gerekir. Çünkü gebeliğin kendisi bazı annelerde ciddi sağlık sorunlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çiftin <strong>gebeliğe</strong> hazırlanırken dikkat etmesi gereken birçok önemli adım vardır. <strong>Gebelik</strong> ya da bir çocuğa sahip olmak gibi önemli bir olaya fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak hazırlanmak gerekmektedir. Bu hazırlığın ilk adımı bir hekime danışmaktır. <strong>Gebeliğe</strong> hazırlanırken genel bir sağlık kontrolü ve bazı testler yapılması gerekir. Çünkü <strong>gebeliğin</strong> kendisi bazı annelerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.<span id="more-535"></span></p>
<p><strong>Doktora Başvuru Zamanı</strong></p>
<p>Gebe kalmadan ortalama 3 ay önce hekime gitmelisiniz. Bu muayenede vaginal smear, servikal kültür ve bazı kan testleri yapılabilir. Bu kan testleri ile Rubella, Hepatit-B, Toxoplasma ve Su Çiçeği gibi aşıyla korunulabilen hastalıkları geçirip geçirmediğiniz tespit edilebilir. Eğer bunlara karşı bağışıklığınız yoksa aşı yapılabilir. Bazı aşılar canlı virüs içerdiğinden (özellikle rubella- kızamıkcık-) aşıdan sonra 3 ay <strong>gebelik </strong>ertelenmelidir. Bu sırada doğumsal bazı sakatlıkların (nöral tüp defektleri) önlenmesi için folik asit ve çinko alınabilir.</p>
<p><strong>Genetik Hastalıklar</strong></p>
<p><strong>Gebelik</strong> öncesi danışmada doktor ilk randevuda sizde ve ailenizde kalıtımsal bazı hastalıkları sorgulayacaktır. Eğer böyle bir hastalık söz konusu ise genetik danışma almalısınız. Eğer eşinizle aynı hastalığa sahipseniz IVF ile gebelik ve bu sırada embiriyoların genetik açıdan incelenmesi konusunu hekiminize danışmalısınız.</p>
<p><strong>Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH)</strong></p>
<p>Seksüel temasla geçen hastalıklar doğurganlığı etkilemiş olabilir. Bu tür bir hastalık geçirip geçirmediğiniz hekim tarafından bilinmelidir. Cinsel yolla bulaşabilen pek çok hastalık anne ve anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyebilir. Frengi, AİDS, Hepatit B gibi hastalıklar çocuk açısından ciddi riskler oluşturabilecek CYBH &#8216;dır. Anne adaylarının tümünün bu hastalıklar açısından taranması ideal bir yaklaşım olmakla beraber genel olarak ekonomik ve sosyal nedenlerle mümkün olmamaktadır. Uygun koşullarda veya şüpheli durumlarda mutlaka kan testleri yapılarak karar verilmelidir. CYBH&#8217;a mikoplazma, herpes, gonore, HPV enfeksiyonları da eklenebilir. Bu hastalıklardan birisi tespit edilirse uygun tedavi ve çocuğa yönelik koruma önlemleri belirlenir.</p>
<p><strong>Prenatal Vitamin Desteği ve İyi Diyet</strong></p>
<p><strong>Gebelik </strong>öncesi prenatal vitamin desteği, özellikle günlük 400 mgr folik asit alınması, beyin-omurilik sistemindeki sakatlıkları azaltır. <strong>Gebelik</strong> öncesi ve <strong>gebelikte</strong> vitamin alınmasına ek olarak <strong>diyet </strong>ayarlanmalıdır. Kansızlık varsa uygun tedavi yapıldıktan sonra <strong>gebelik</strong> önerilmelidir. Vejeteryan bir anne adayında ise Vitamin B-12 ve D desteği önem kazanmaktadır.</p>
<p><strong>Fitness ve Diyet</strong></p>
<p><strong>Gebelikte</strong> ciddi <strong>kilo verme diyetleri</strong> yapılmamalıdır. Temel olarak <strong>gebelikte</strong> et, süt, yumurta, taze sebze ve meyveler tüketilmelidir. Bu içerik kişilere göre özelleştirilebilir. <strong>Kadınlarda</strong> ağırlığın ideal kilodan %15 oranında daha az olması yumurtlamayı zorlaştırabilir. <strong>Gebelikte</strong>, bulantı ve kusmalarla da kayıplar artabileceğinden çocuğun gelişimi bozulabilir. Bu yüzden <strong>kadınlar gebelik</strong> öncesi ideal kilolarına kavuşmak için sağlıklı diyet ve spor yapabilirler.</p>
<p>Dengeli beslenmenin yanı sıra <strong>gebelik</strong> öncesi ve gebelik sırasında yapılan egzersizler daha kolay doğum yapmanızı sağlayabilir. <strong>Gebelik</strong> öncesi ve sırasında doktora danışarak mümkünse profesyonel bir gözetim altında egzersizler yapılabilir. <strong>Gebelikte</strong> nefes nefese kalmamak şartıyla bilinçli egzersiz sürdürülebilir. Vücut ısısı artmadan, nefes taşmadan yapılan, mesafesi gebe tarafından belirlenen yürüyüşler her gebeye önerilebilir. Dalma, atlama, ata binme, kayak gibi sporlar önerilmez. Çünkü gebenin eklemlerinde hormonların (relaksin ve progesteron) oluşturduğu gevşeme, ödem ve gebeliğin yükü nedeniyle incinmeler daha kolay olabilir. <strong>Gebelik</strong> sırasında egzersiz yapılırken yeterli beslenme ve hidrasyona (su alımı) devam edilmeli ve aşırı ısıdan kaçınılmalıdır. Vücut ısısı, dolayısıyla rahim içi ısısı, dönme, burgu ve diğer yoğun egzersizlerde ve kalabalık spor salonlarında daha çok artabilir. Mümkünse havalandırılabilen, sakin bir salonda ve uygun giysilerle spor yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Kadın</strong> gebe kaldığı zaman çevre ve alışkanlıklar daha çok önem kazanır. Toxoplazmadan korunmak için çiğ etle yemek hazırlarken mutlak eldiven kullanmalısınız. Ayrıca piknikte veya kedi olan bir ortamda sık sık ellerinizi yıkamalısınız. Nasıl pişirildiği hakkında bilgi sahibi olmadığınız etli yemeklerden (özellikle &#8220;fast food&#8221;) uzak durmalısınız. Önceden biliniyorsa asbest tozu, kurşun, radyasyona maruz kalmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>Kötü Alışkanlıklar</strong></p>
<p>Eğer alkol, sigara veya ilaç bağımlığınız varsa gebe kalmadan önce bunlardan kurtulmalısınız. Tek başınıza bu alışkanlıklardan kurtulmayı başaramazsanız, profesyonel yardım için uygun merkezlere başvurmaktan kaçınmayınız.</p>
<p>Kaynak: kadinsagligi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/gebelik-oncesi-danisma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nedir Bu Selülitlerden Çektiğimiz</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/nedir-bu-selulitlerden-cektigimiz/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/nedir-bu-selulitlerden-cektigimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 22:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadının Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir Bu Selülitlerden Çektiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Her yaz tekrarlanan gelenek bu yıl da bozulmadı: Ünlülerin plaj fotoğrafları yayınlanınca selülit bombası yeniden patladı! Doğrusunu söylemek gerekirse kadınların selüliti neden bu kadar ciddiye aldıklarını anlamak kolay değil. Bunun iki nedeni var: Birincisi, selülit bir hastalık değil. Herhangi bir hastalık sonucunda da ortaya çıkmıyor. İkincisi, ağrısı yok, sızısı yok. Yaşam kalitesini ruhsal takıntılara yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaz tekrarlanan gelenek bu yıl da bozulmadı: Ünlülerin plaj fotoğrafları yayınlanınca <strong>selülit</strong> bombası yeniden patladı!<span id="more-532"></span></p>
<p>Doğrusunu söylemek gerekirse <strong>kadınların selüliti</strong> neden bu kadar ciddiye aldıklarını anlamak kolay değil. Bunun iki nedeni var: Birincisi, <strong>selülit</strong> bir hastalık değil. Herhangi bir hastalık sonucunda da ortaya çıkmıyor. İkincisi, ağrısı yok, sızısı yok. Yaşam kalitesini ruhsal takıntılara yol açması dışında etkilemiyor. Ama eğer <strong>kadınlar selüliti</strong> ciddi bir problem saymaya devam edecek olurlarsa işimiz gerçekten zor.</p>
<p>Kozmetik Problemi</p>
<p><strong>Selülitten</strong> herkes şikayetçi mi? Değil. <strong>Selüliti</strong> bir &#8220;dişilik özelliği&#8221; gibi görenler bile var. Onlara göre <strong>selülit</strong>, kıvrımlı ve özel estetik yapısı, yumuşak ve pürüzsüz cilt, sakalsız-bıyıksız yüz kadar <strong>kadınsal</strong> bir özellik. Ve yine onlara göre sorun bu <strong>kadınsı</strong> özelliklerin biraz fazlaca ön plana çıkmasıdır. Bazıları moral olsun diye yazmıyorum, <strong>selülitli kadınların </strong>cinsel yönden daha çekici ve başarılı olduklarını bile düşünüyor. Farklı düşünenler olabilir ama çoğunluk &#8211; köylüsü, kentlisi, işçisi, emeklisi fark etmiyor <strong>selüliti</strong> kozmetik bir problem olarak kabul ediyor. Modern güzellik anlayışında <strong>selülite</strong> yer yok. &#8220;<strong>Kadın</strong> dediğin <strong>selülitsiz</strong> olmalı&#8221; diye düşünenlerin sayısı daha çok.</p>
<p><strong>Selülit</strong> vücudun değişik yerlerinde ama özellikle kalça, basen ve bacaklarda ortaya çıkan portakal kabuğuna andırır cilt değişimleridir. Portakal kabuğu görüntüsünün yoğunluğuna göre hafif, orta ya da ağır <strong>selülit </strong>probleminden bahsedilir.</p>
<p>Soya Çekimde Etkili</p>
<p><strong>Selülitin </strong>oluşumunda genetik, metabolik ve hormonal faktörler veya dolaşım bozuklukları etkili olabiliyor. Beslenme yanlışlarının (özellikle sık sık alınıp verilen kiloların), hareketsiz bir yaşam tarzının da etkisi var. <strong>Kadın</strong> vücudunun bir özelliği olan su toplama veya su tutma sorununu da suçlayanlar var. Dolaşım bozukluğu arttıkça o bölgelerde varisler de ortaya çıkabiliyor. Doğum kontrol hapı kullananlarda, hipotroidi, yani tiroit bezi tembelliği olanlarda, kabızlık problemi ile boğuşanlarda <strong>selülite</strong> yakalanma riski artıyor. <strong>Selülit</strong> oluşumunda soya çekimin de etkisi var. <strong>Selülitli</strong> bir anneniz varsa sizde de görülme ihtimali yüksek. Bir bakıma çoğu <strong>kadın</strong> annesi gibi yaşlanıyor. Vücudunda meydana gelen yaşlılık değişimlerini genlerle annesinden alıyor, &#8220;Annesine bak, kızını al&#8221; deyişi belki de bir ölçüde doğru.</p>
<p><strong>Selülit</strong>, her 10 <strong>kadından</strong> 9’unda &#8220;takıntı sorunu&#8221; haline gelmiş durumda.</p>
<p><strong>Selülit</strong> bize göre bir hastalık değil, ama bazı uzmanlar ağır <strong>selülit</strong> olgularını hastalık olarak kabul ediyor ve &#8220;hidro-lipodistrofi&#8221; adını veriyor.</p>
<p><strong>Selülitin</strong> oluşumunda genetik, metabolik ve hormonal faktörler, dolaşım bozuklukları, beslenme yanlışlıkları etkili olabiliyor.</p>
<p><strong>Selülit</strong> oluşumunda soya çekimin de etkisi var. <strong>Selülitli</strong> bir anneniz varsa sizde de görülme ihtimali yüksek.</p>
<p>Tedavisi Yok Ama Kontrolü Mümkün</p>
<p><strong>Selülitin</strong> tedavisi yok ama azaltıcı önlemler ve yöntemler çok. Sebebi &#8220;<strong>selülit</strong> pazarı&#8221;nın büyüklüğü. Ne var ki bütün yöntemlerin karşısında &#8220;etkili olduğu kuşkulu&#8221; ibaresini koymak gerekiyor. Ne mezoterapinin, LPG’nin ya da başka masaj aletlerinin ne de &#8220;soya enjeksiyonları&#8221; veya &#8220;lipoliz&#8221; adı verilen girişimlerin selülit tedavisinde dişe dokunur bir faydası yok. <strong>Selülitin</strong> tedavisi yok ama kontrol altına alınması (az da olsa) olanaklı. Bunun içim yaşam tarzınızı değiştirmeyi ve sık sık yaptığınız bazı hatalardan vazgeçmeyi göze almanız gerekiyor. Ayrıca fazla kilolarınızı vermeniz, iyi bir aktivite planı oluşturmanız da şart. Hormon desteklerini (eğer çok gerekmiyorsa) kullanmamanız öneriliyor. Su tutan bir vücudunuz varsa tuzu azaltmayı deneyebilirsiniz.</p>
<p>Diyetle Yetinmeyin Egzersiz Yapmak Şart</p>
<p>Yazımızın girişinde belirttik, bir kez daha hatırlatalım: Kilo problemi selülite yakalanma riskini yükseltiyor ama zayıf <strong>kadınlarda</strong> bile <strong>selülit</strong> görülebiliyor. Kilo kaybı <strong>selüliti</strong> tedavi etmiyor ama düzenli egzersiz <strong>selülitin</strong> en etkili ilacı gibi görülüyor. Özellikle tempolu yürüme ve yüzmenin, iyi planlanmış diğer aerobik egzersizlerin kesinlikle faydası var.</p>
<p><strong>Selülit</strong> bir kilo problemi midir? Hayır. Bir kez daha hatırlatalım, kilo verseniz de <strong>selülitlerinizden</strong> kurtulamayabilirsiniz. Hatta yukarıda belirttiğimiz gibi zayıflayınca cildiniz gevşediğinden <strong>selülitiniz</strong> daha da belirginleşebilir. Zayıflamak <strong>selüliti</strong> engellemez ama kilo almak kesinlikle azdırır! Siz yine de <strong>selülit </strong>sorununuz varsa sağlıklı bir kiloya inmeye çalışın. Kilo kaybının <strong>selülit </strong>sorununuza çözüm olmasını istiyorsanız sadece diyetle yetinmeyip, düzenli egzersiz yapın.</p>
<p>Prof. Dr. Osman Müftüoğlu</p>
<p>Kaynak: kadinolmak.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/nedir-bu-selulitlerden-cektigimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

