﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zayıfladım.com &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.zayifladim.com/kategori/kadin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zayifladim.com</link>
	<description>Zayıflamak isteyenlerin ve zayıflayanların mekanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jun 2011 11:53:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Bu besinleri kadınlar mutlaka tüketmeli!</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/bu-besinleri-kadinlar-mutlaka-tuketmeli/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/bu-besinleri-kadinlar-mutlaka-tuketmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 15:26:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sewda</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar bazı yiyeceklere daha fazal önem vermeliler. Araştımalara göre,  meme ve rahim kanseri, osteoporoz kalp hastalıklarından korunmada bazı besinler oldukça etkili. Peki kadınlar hangi besinleri daha fazla tüketmeliler? İşte sihirli 9 besin: Nohut Meme kanserine karşı koruru. Domates Rahim kanseri, kalp rahatsızlıklarına karşı önlem niteliğindedir. Keten tohumu Yapılan araştırmalara göre günde tüketilen 40g. toz keten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar bazı yiyeceklere daha fazal önem vermeliler. Araştımalara göre,  meme ve rahim kanseri, osteoporoz kalp hastalıklarından korunmada bazı besinler oldukça etkili. Peki kadınlar hangi besinleri daha fazla tüketmeliler?</p>
<p>İşte sihirli 9 besin:</p>
<p><strong>Nohut</strong></p>
<p>Meme kanserine karşı koruru.</p>
<p><strong>Domates</strong></p>
<p>Rahim kanseri, kalp rahatsızlıklarına karşı önlem niteliğindedir.</p>
<p><strong>Keten tohumu</strong></p>
<p>Yapılan araştırmalara göre günde tüketilen 40g. toz keten tohumu menopoz sıkıntılarının azaltılmasında , iyi kolesterol seviyesinin yükselmesinde yine bayanlarda sıkça görülen kabızlığın giderilmesinde ve meme kanserini önlemede faydalı olmaktadır.</p>
<p><strong>Hamsi ve somon</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde bebeğin sinir gelişimi ve beyin gelişimi için çok önemli bir yağ asidi. Emziklilik döneminde sütün kalitesini artırmakta ve annenin lohusa sendromundan kurtulmasına yardımcı olmakta. Menstürasyon sorunlarını hafifletmekte ve regl yi düzenlemektedir. Menopoz döneminde östrojen salınımını artırmakta ve kemik sağlığını güçlendirmektedir.</p>
<p><strong>Ispanak</strong></p>
<p>Folik asit hamilelerde bebeğin spina bifida denilen hastalıktan korunmasını sağlar ve ileri yaşlarda görülen alzheimer riskini azaltır. Ispanak yaşa bağlı görme fonksiyonlarındaki azalmayı önler, karaciğer ve mide kanserlerine karşı koruyucudur, menopoz döneminde kemik sağlığının korunması için önemlidir ve yine özellikle bu dönemde görülen ödem sorunlarının da hafifletilmesinde yardımcıdır. Kan dolaşımını hızlandırdığından bayanlarda varis oluşumunu azaltır.</p>
<p><strong>Böğürtlen</strong></p>
<p>Kadınlarda üriner sistem enfeksiyonlarına karşı etkili olduğu bilinen böğürtlen içeriğindeki hippurik asit sayesinde hastalık yapan bakterileri yok edici özelliğe sahiptir.</p>
<p><strong>Yoğurt ve Kefir</strong></p>
<p>Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı etkisi bulunmaktadır, mide rahatsızlıklarını önler . Zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Kolon kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur.</p>
<p><a href="http://www.zayifladim.com/wp-content/uploads/2011/01/shutterstock_65099305.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-939" title="shutterstock_65099305" src="http://www.zayifladim.com/wp-content/uploads/2011/01/shutterstock_65099305-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p><strong>Karnabahar</strong></p>
<p>Karnabahar içeriğindeki ferulik asit sayesinde meme kanserine karşı koruyucu etki göstermektedir ayrıca düzenli tüketimiyle bakteri ve virüslere karşı vücudu koruyucu ve ağır metalleri de vücuttan temizleyici özelliği bulunmaktadır. Regl sırasında veya menopoz döneminde de ödem atıcı özelliği bulunmakta. Mümkün olduğu kadar etrafındaki yeşil yapraklarıyla birlikte pişirin.</p>
<p><strong>Ceviz</strong></p>
<p>Günde 10 adet tüketilen ceviz osteoporoz riskini azaltmakta ve meme kanserine karşı koruyucu rol oynamaktadır. İçeriğindeki fitosterol ve omega-3 yağ asidinin kanser tümör gelişimini yavaşlatır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/bu-besinleri-kadinlar-mutlaka-tuketmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol mitleri</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/dogum-kontrol-mitleri/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/dogum-kontrol-mitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Sep 2010 08:52:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sewda</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolünde yanlış inanışlar]]></category>
		<category><![CDATA[mitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=690</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz  yüzyılda, genç kızlar ağızlarına adet kelimesini bile almaya korkarlardı. Doğumda hamile kadınlar yataklarının altına ağrıyı kesmek için bıçak koyarlardı. 1900’lerin başında doğum kontrolü yasa dışı oldu.  Büyük tartışmalara sebep oldu. İşte hala geçerli olan doğum kontrol mitleri Hala bir çok kadın adet döneminde,  yada adet dönemi sonrasında hamile kalamayacağını düşünüyor. Bu nedenle de korunmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz  yüzyılda, genç kızlar ağızlarına adet kelimesini bile almaya korkarlardı. Doğumda hamile kadınlar yataklarının altına ağrıyı kesmek için bıçak koyarlardı. 1900’lerin başında doğum kontrolü yasa dışı oldu.  Büyük tartışmalara sebep oldu.</p>
<p><strong>İşte hala geçerli olan doğum kontrol mitleri</strong></p>
<p>Hala bir çok kadın adet döneminde,  yada adet dönemi sonrasında hamile kalamayacağını düşünüyor. Bu nedenle de korunmaya ihtiyaç duymuyor.Oysaki gerçek tam tersi. Yani bu dönemde diğer günlere göre hamile kalma şansınız daha yüksek</p>
<p><a href="http://www.zayifladim.com/wp-content/uploads/2010/09/birth-control.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-691" title="birth-control" src="http://www.zayifladim.com/wp-content/uploads/2010/09/birth-control-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
Emzirme döneminde bebeğinizi emzirdiğiniz için hamile kalmayacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Yani bebeğinizi emzirdiğiz dönem sizin yeniden hamile kalmaya açık olduğunuz bir dönem.</p>
<p>“Geri çekilme ile hamile kalmam imkansız” cümlesi tam bir yalandır. Çünkü geri çekilmeden önce penisten sperm içeren bir sıvı yumurtalıklarınıza doğu ilerlemeye başlamış olabilir.</p>
<p>İlişki sonrası vajinal duş almak hiçbir şekilde gebeliği önlemez. Aksine spermlerin daha fazla yerine ulaşmasına sebebiyet verebilir.</p>
<p>Genç kızların hamile kalması yaşlı kadınlara göre daha fazladır. Ancak bu yaşlı kadınların korunmadan ilişkiye girmesi anlamına gelmemelidir. Her an gebe kalabilirsiniz.</p>
<p>Doğum kontrol hapları sizi gebelikten çok iyi bir şekilde korur. Ancak bu yöntem HIV, hpv, hepatit b gibi hastalıklardan sizi asla korumaz.<br />
Bir kereden bir şey olmaz demeyin. Planlanmamış gebelik hayatınızı kabusa çevirebilir. Önlem almak her zaman daha iyidir.</p>
<p>Doğum kontrol hapını uzun süredir kullanıyorsanız, bıraktığınız ilk bir yıl içerisinde korunmasız ilişkiye rahatlıkla girebilirsiniz aslında. Tabii tek eşli olmak suretiyle…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/dogum-kontrol-mitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anoreksiya Nervoza</title>
		<link>http://www.zayifladim.com/anoreksiya-nervoza/</link>
		<comments>http://www.zayifladim.com/anoreksiya-nervoza/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 20:54:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nohut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[anoreksiya nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıksız diyet]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zayifladim.com/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[Zayıflama konusu medya tarafından sürekli gündeme getiriliyor. İnce vücut hatlarına sahip mankenler, ideal vücut diye empoze ediliyor gençlere. Bundan özellikle kadınlar ve genç kızlar etkileniyor. Şişmanlık konusunda bir komplekse giriyorlar. Uzman yazarımız Dİyetisyen Turgay Köse, bu konu ile ilgili bir yazı yazdı&#8230; Genç kızların kültür değişimine bağlı olarak sağlıksız vücut ağırlığına ulaşma istemleri duyusal faktörlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıflama konusu medya tarafından sürekli gündeme getiriliyor. İnce vücut hatlarına sahip mankenler, ideal vücut diye empoze ediliyor gençlere. Bundan özellikle kadınlar ve genç kızlar etkileniyor. Şişmanlık konusunda bir komplekse giriyorlar. Uzman yazarımız Dİyetisyen Turgay Köse, bu konu ile ilgili bir yazı yazdı&#8230;<span id="more-591"></span><br />
Genç kızların kültür değişimine bağlı olarak sağlıksız vücut ağırlığına ulaşma istemleri duyusal faktörlerin yanında ciddi hastalık tetikleyicisidir. Günümüzde bireyler sağlıksız diyet yapma sonucunda ciddi hastalıklara yakalanmakta ve tedavisi olmayan sorunlarla karşılaşmaktadır.</p>
<p>Yapılan araştırmalar sonucu ergenlik çağındaki sağlıklı erkeklerin 1/3’ünün, kızların 1/2’sinin kendilerini şişman buldukları belirlenmiştir. Bu nedenle ergenler kilo almamak hatta kilo vermek için büyük gayret gösterirler. Diyet yapma konusunda katı ve seçici davranırlar ve daha hızlı kilo vermek için çok kısıtlı enerji içeren, sağlıkla bağdaşmayan diyetlerle başarıya ulaşmaya çalışırlar. Dolayısıyla tehlikeli sonuçlarla karşılaşırlar.</p>
<p>Bunların en belirgini, yeme davranış bozukluğu ile seyreder. Aneroksia nervoza (açlık hastalığı), binge feeding (çılgınca yemek yeme) veya bulimia nervoza denilen psikolojik yeme davranış bozukluğu en sık görülenleridir. Bu hastalıkların temel sorunu algılamada olan önemli eksikliktir. Tedavinin yetersizliği ya gecikmesi halinde, yeme bozuklukları ağır beslenme bozukluklarına neden olur. Unutulmaması gereken en önemli nokta; bu davranış bozukluklarında iştah kaybı kesinlikle yoktur.</p>
<p>İlk kez 1689’da Richard Maton hastalıktan 16 yaşında bir kızda bahsetmiştir. Son 50 yıldaki çalışmalara göre; Anoreksiya Nervoza (AN) oluşumunda biyolojik, psikolojik ve sosyo &#8211; kültürel etkenlerin varlığı kabul edilmiştir.</p>
<p>Batı toplumlarında 12 &#8211; 18 yaş grubunda 1/100-250, 6 yaşında ve menopozda da görülmesine rağmen en geniş yaş sınırı 10 &#8211; 35’tir. ABD’de %1,5 &#8211; 6 oranında görülmektedir. Kadınlarda daha sık görülmektedir (E/K:1/2). Orta ve üst sosyo &#8211; ekonomik grupta daha sık görülmektedir.</p>
<p>AN: Aşırı zayıflamaya rağmen şişman olmaktan yoğun bir şekilde korkma, beden imgesinde bozukluk, normal beden ağırlığının en az %25’i kadar ağırlık kaybetme, yaş ve boya göre normal ağırlığın alt sınırına gelmeyi reddetme, fiziksel hastalığın olmaması ile belirli bir yeme bozukluğu şeklinde tanımlanır.</p>
<p>Klasik psikaanalitik teoriye göre; AN’nın başlangıcı çocuğun doğumuna kadar uzanır. Anne &#8211; çocuk ilişkisi, çocuğun bireyselleşme dönemi önemlidir. Adolesanın psikoseksüel bozuklukları, beden imgesinden korkma, kadın cinselliğinin reddi, anne &#8211; baba kaybı ortaya çıkmasındaki etkenlerdendir. Kişi genelde kendine güvenini artırmak adına diyet yapmaktadır. Adetten kesilme, kalp ritminde bozukluk, aşırı hareketlilik, kusma, bulimia ataklarından en az ikisi görülmektedir.</p>
<p>Klinik bulguları arasında; karamsarlık, alınganlık, cinsel istek azalması, uyku düzensizliği, aileyi inkar, depresyon gibi psikolojik; deri kuruluğu, saç dökülmesi, tırnak kırılması, kabızlık, gaz, çabuk doyma, kusma, adetten kesilme, üşüme, aşırı zayıflama, büyümede duraklama, düşük tansiyon, diş kayıpları, ödem, şeker düşüklüğü, kemik erimesi gibi fiziksel bulgular göze çarpmaktadır.</p>
<p>Genelde karbonhidratlı besinleri terk eder, düşük enerjili, su içeriği yüksek, hacimli besinleri ve bol bol meyveyi tercih ederler.<br />
Kişi ağrılarından bile zevk alır. Çünkü bu durum onun besinlere karşı koyabilme ve kendi vücudunu kontrol edebilmesinin bir göstergesidir. İlk başlarda hissedilen açlık, yaklaşık bir yıl içerisinde azalır ve kaybolur.<br />
Başlangıçta aç kalamayan birey bir şeyler yer, pişman olur, isteyerek kusmaya başlar. Laksatif ve diüretik (idrar söktürücü ilaçlar) alırlar.<br />
Bilinci; yemekler, yemek pişirme ile ilgilidir. Yemek kitaplarını okur, besinlerin enerji değerlerini öğrenir. Başkaları için güzel yemekler yapar, ancak kendisi yemez.</p>
<p>Hastanın beden ağırlığının düzeltilmesi, normal yemek yeme alışkanlığının kazandırılması, zayıflamaya çalışmasının engellenmesi, güveninin ve bireyselliğinin sağlanması esastır. Fiziksel komplikasyonların ve psikiyatrik semptomların tedavi edilmesi, hastalığın tekrarlamasının önlenmesi temel amaçtır ancak %50 ihtimalle tekrar görülür.</p>
<p>Yatak istirahatı, tüple beslenme, damar içi beslenme, psikoterapi, ilaç tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, yeterli ve dengeli diyet tedavisi ile detaylı bir diyet eğitimi gereklidir.</p>
<p>Psikiyatr + Diyetisyen + Hemşire ekip halinde çalışmalıdır.</p>
<p>Vücut ağırlığı haftada 2 kere, aynı saatte, aynı baskülde, aynı kıyafetle ölçülmelidir. Anoretik kişi kilo alırken panik halindedir.</p>
<p>Gizlice kusabilir, yiyecekleri çöpe atabilir, saklayabilir. Ziyaretçilerden laksatif alıp kullanabilir. Aşırı su içerek kusmayı provoke edebilir.<br />
Karbonhidratlı besinleri yememek için pazarlık yapar, düşük enerjili besinleri seçer.<br />
Aşırı egzersiz yapar.<br />
Tartım öncesi fazla sıvı alır.<br />
Elbiselerinin altına ağırlık saklar.<br />
Kat kat giyinir.<br />
İsteyerek kabız olur.</p>
<p>Bu nedenle hastanın ne zaman tartılacağını bilmemesi gerekir. En iyi ilacın yemek olduğu, 3 öğün düzenli beslenmesi gerektiği anlatılmalıdır.<br />
Aneroksia Nervozalı Kişiler:<br />
1.    Aç olduklarını inkar ederler.<br />
2.    Yemeği reddeder. Örneğin 1 tabak içerisine 1 adet nohut tanesini koyar çatal ve bıçakla ikiye bölüp yer ve doyduğunu söyler.<br />
3.    Kısa sürede yemek yememeye bağlı çok ağırlık kaybederler.<br />
4.    Güvensiz, huysuz, depresif ve hiperaktif olurlar.<br />
5.    Besinlerin enerji değerleri, şişmanlıkla ilgili konuları ezbere bilirler.<br />
6.    Zayıflarlar, ancak kendilerini hala şişman görürler.<br />
7.    Çok ağır egzersiz yaparlar. Örneğin o sağlıksız vücutlarına rağmen sürekli yürür, evde sandalye yüzü görmezler.<br />
8.    Kabızlık baş düşmanlarıdır, adet döneminden kesilirler.<br />
9.    Karşı cinse karşı çoğunda ilgisizlik vardır.<br />
10.    Kollarda ve yüzde ince tüyler oluşur.<br />
11.    Kusma tipik belirtisidir. Ancak birlikte yaşayan aileye kustuğunu belli etmemek için elinden gelen her şeyi yaparlar. Kustukları ancak klozetin iç kapaklarına sıçrayan taneciklerden ve kesif kokudan anlaşılır. Ya da dişlerinin çürümesinden.<br />
Bulimia Nervozalı Kişiler:<br />
1.    Gizli yemek yiyicilerdir.<br />
2.    Yemekten sonra banyo, tuvalete giderek yediklerini çıkartırlar.<br />
3.    Bazen çok kilolu bazen de zayıf olurlar. Vücut ağırlıkları çok sık değişir.<br />
4.    Yemek yedikten sonra mahcup olup depresyona girerler.<br />
5.    Paratroid (kulak altında bulunan) bezleri şişkin olur.<br />
6.    Çoğunlukla alkol ve ilaç kullanırlar.<br />
7.    Kusma ile oluşan asit diş minelerine zarar verir.<br />
8.    Adet dönemleri düzensiz seyreder.<br />
Ne Yapmalı, Bu Soruna Nasıl Yaklaşmalı?<br />
Kişi eğer bu tip beslenme bozukluğu hissediyorsa hiç beklememeli. Tıbbi, psikolojik ve beslenme konsültasyonu içeren kombine tedavi için ailece sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Tedavi için dirence, uzun soluklu bir tedavi sürecine, eğer geç kalınmışsa oluşmuş zararları öğrenmeye hazır olunmalıdır. Tedavi birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Yeme bozukluklarının belirtileri ve davranış şekli kolayca geçmez. Ancak doğru ekip ve iyi bir yardımla iyileşme şansı yakalanabilir.<br />
Bunun gibi olumsuz vücut imajı şüphesinde bulunan ergen bireylerin mutlaka beslenme uzmanına gidip vücut ağırlıklarının sağlıklı hedefler içerisinde olup olmadığı hakkında bilgi alması, eğer kilo fazlalığı varsa büyüme ve gelişme faktörlerini engellemeyecek şekilde sağlıklı beslenme programı ile güvenli kilo kaybına başlamaları yemek yeme bozukluklarının görülmesini engeller. Bunun için sağlıklı beslenme ilkelerinden kesinlikle taviz verilmemesi gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayifladim.com/anoreksiya-nervoza/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

